yaşamın içinden
3/7/2007
-
07-05-2004, 21:34
Bir zamanlar dünyaya gelmeye hazırlanan bir bebek varmış. Bir gün Tanrı'yasormuş :
- Tanrım, beni yarın dünyaya göndereceğini söylediler, fakat ben o kadar küçük ve güçsüzüm ki! Orada nasıl yaşayacağım??
- Tüm meleklerin arasından senin için bir tanesini seçtim. O seni bekliyor olacak ve seni koruyacak. Meleğin sana her gün şarkı söyleyecek ve gülümseyecek. Böylece sen onun sevgisini hissedecek ve mutlu olacaksın.
-Peki, insanlar bana birşeyler söylediklerinde, dillerini bilmeden söylenenleri nasıl anlayacağım?
- Meleğin sana dünyada duyabileceğin en güzel ve tatlı sözcükleri söyleyecek, sana konuşmayı dikkatle ve sevgiyle öğretecek.
- Dünyada kötü adamlar olduğunu duydum, beni kim koruyacak?
- Meleğin seni kendi hayatı pahasına dahi olsa daima koruyacak.
- Fakat ben, seni bir daha göremeyeceğim için çok üzgünüm!
- Meleğin sana sürekli benden söz edecek ve bana gelmenin yollarını sana öğretecek.
O sırada cennette bir sessizlik olur ve dünyanın sesleri cennete kadar ulaşır.Bebek gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar:
- Tanrım! Eğer şimdi gitmek üzereysem lütfen çabuk söyle, benim meleğimin adı ne?
- Meleğinin adının önemi yok yavrum, sen onu ANNE diye çağıracaksın... |
Yorum (
7
) ::
Yorum yaz! ::
Bağlantı
|
31/5/2007
-
Türk bilim adamından suda yürüyen robot
| Türk bilim adamından suda yürüyen robot |
| ABD’de yaşayan Türk bilim adamı Metin Sitti, suda yürüyebilen bir mikrorobot üretmeyi başardı. 1 gram ağırlığındaki robotun maliyeti 10 dolar olarak açıklandı. |
|
Pittsburgh ASSOCIATED PRESS |
|
| |
|
10 Eylül 2004 — Carnegie Mellon Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünde Doçent Yardımcısı olan Metin Sitti, suda yürüyen robotun yapımında su üzerinde yol alabilen bataklık böceklerinden esinlendi. Halen prototip aşamasındaki robot, tüm dalgasız sularda yürüyebiliyor. Üzerinde bulunan kimyasal sensörleri sayesinde, suyun içindeki toksinleri ve kirlilik durumunu tespit edebiliyor. Robot ayrıca kolundaki ağ ile su yüzeyindeki çöpleri de toplayabiliyor. |
|
|
Yorum (
1
) ::
Yorum yaz! ::
Bağlantı
|
15/5/2007
-
günün resmi
14/5/2007
-
Arkadaslikta dikkat edilmesi gereken altin kurallar...
Arkadaslikta dikkat edilmesi gereken altin kurallar...
Hayatta da rahatlikla uygulayabileceginiz bu kurallara göz atmanizi öneririz.
Iste arkadasligin saglam temellerinin reçetesi.
1)Birlikte ufak seylerden zevk alin. 2)Kiskançlik arkadasca bir davranis degildir. 3)Arkadaslarinizin basarilarina sevinin 4)Affedin 5)Birlikte gulun. 6)Arkadaslariniza yardim elinizi uzatin. 7)Asla ne kadar aldiginizi veya verdiginizin hesabini tutmayin. 8)Dinlemeyi ogrenin. 9)arkadasinizin iyi ve kotu gunlerinde yaninda olun. 10)Arkadaslarinizin sirlarini tutun. 11)Arkadasligin temeli sozcukler degil,davranislardir. 12)Birlikte yeni maceralara atilmaya gonullu olun. 13)Ruyalarinizi ve umutlarinizi paylasin. 14)Uzaklik ve zaman arkadasliga engel degildir. 15)Arkadaslik savunmayi gerektirmez. 16)Arkadaslar her zaman sizinle ayni fikirde olmaya bilirler. 17)Arkadaslar bazen sizi hayal kirikligina ugratabilirler. 18)Ama bu sizi az sevdikleri anlaminqa gelmez. 19)iyi bir arkadas olmaniz icin cok ozel olmaniz gerekmez. 20)Iyi arkadasliklar kusurlu ve yetersiz insanlar arasinda olusabilir. 21)Gercek arkadaslikta ustun olna yoktur. 22)Gercek arkadasliklar tek yonlu degildir 23)arkadaslik bir ayricaliktir. 24)Insanlara inanmaya baslayin. 25)Iyi bir dinleyici olun. 26)Yardimsever ve dusunceli bir insan olmaya calisin. 27)Destekleyici olun. 28)Gercek arkadaslar kara gun dostudur. 29)Arkadaslariniza kararsiz yada mantiksiz deverlerinde yardimci olmaya calisin. 30)SIk SIk gulun;kaslari gergin tutmak onlari rahat birakmaktan daha zordur. 31)Bir birinizin hayatinizdaki degisikliklere saygi gosterin. 32)Arkadaslar birbirlerinden yararlanmazlar. 33)Arkadaslar cok fazla soru sormazlar. 34)Duygularinizi acikca ve durustce ifade edin 35)Uzlasmaya gonullu olun. 36)Sabirli olun. 37)Arkadasinizla bol bol resim cektirin. 38)Eski bir arkadas kadar ozel bi sey yoktur. 39)Yeni arkadaslar edinin fakat eskilerini kaybetmeyin. 40)Dogumgununu asla unutmayin. 41)Dakik olun ama onlar olmadiginda anlayis gosterin. 42)Gec kalacaginizda telefon edin. 43)Arkadaslarinizin ozel hayatina saygi gosterin. 44)Kucuk seyler uzerinde tartismaya degmez. 45)Bir arkadasin onuru savunmaya degecek kadar degerlidir. 46)Gercek bir arkadaslik ornegi istersen ET ti yeniden izleyin. 47)Arkadaslarinizi sahip olduklari seyler icin degil kendileri icin sevin. 48)Arkadaslar aldatmaz. 49)Iyi bir arkadas siz yanlis yolda giderken sizi uyaracaktir. 50)Durust oynayin. 51)Asla bir arkadasinizin sevgilisini calmayin. 52)Arkadasiniza arabuluculuk yapin ancak saygi duydugunuz biriyle. 53)Arkadaslarinizi birbirleriyle tanistirin. 54)Arkadsalarinizi sahiplenmeyin. 55)Beklenilenden biraz daha fazlasini verin. 56)Iyi bir arkadas olmak emek gerektirir. 57)Bir mektup arkadasiniz olsun. 58)Is arkadaslari kisa ve gecici olabilir. 59)Karsilastirmalardan kacinin. 60)Birbirinizin secimlerine saygi gosterin 61)Arkadaslarinizi sevin ve destekleyin. 62)Incinmeyi goze alin. 63)Sevdiginiz kitaplari degis tokus edin. 64)Arkadslar kalbinizi digerlerinden cok fazla kirabilirler. 65)Bir arkadasa ihanet etmek kendinize ihanet etmektir. 66)Hatali oldugunuzda ozur dileyin. 67)Kavga sirasinda karsinizdakinin kusurlarini degil duygularini konusun. 68)Arkadaslariniza sarilin dokunun ,herkesin sicak bir kucaklamya ihtiyaci vardir. 69)Bir arkadas olmak bir dusman olmaktan daha zordur. 70)Gulumseyin,bu size yeni bir arkadas kazandirir. 71)Yabanci birine bir merhaba, arkadslik baslatabilir. 72)Arkadsinizla birlikte bir hobi sahibi olun. 73)Arkadslik dogmaz gelisir,unutmayin. 74)Kendinizlede arkadas olun. 75)Sefkatli olun. 76)Arkadaslar birlikte aglayabilirler. 77)Arkadaslar uzun sure kizgin kalmazlar. 78)Hic kimse her zaman hakli olamaz. 79)Kimse mukemmel degildir. 80)Aranizda duvarlar yerine kopruler kurun.
derleme: www.basariyolu.com |
Yorum (
1
) ::
Yorum yaz! ::
Bağlantı
|
13/5/2007
-
zaman yetmiyorsa
Fazladan Bir Saat Lazım!
İşler yetişmiyor!
Evraklar masanın üzerinde her geçen gün yığılıyor! Ya da ajandada yazılı olan, yapılması gerekli işlerin tarihi her geçen gün bir ileri sayfaya atılıyor! Eve, çoluk çocuğa zaman ayıramıyoruz! Daha da önemlisi bir türlü dinlenme fırsatı bulamıyoruz! İnanır mısınız? Ne gazete okumaya vakit var ne de e-postamıza gelen e-maillere göz atmaya… Hah, bir de komşu ziyaretleri var… Onlar hak getire! Altınızı üstünüzü boş verin hemen karşınızdaki kapının ardında kimin oturduğunu bilemiyorsunuz! Bir de oturduğunuz bina on katlı ve her katta dört daire varsa… İster istemez aklımızdan şu düşünceler geçiyor. Hem de tüm dünyanın derdine çare olacak müthiş çözüm: “Yok yok bu böyle olmayacak! Biraz zaman kazanmak lazım! Dünyadaki tüm düzen yirmi dört saat üzerine kurulmuş. Azizim, bize yirmi beşinci saat lazım!” Şu yirmi beşinci saati bir bulabilsek her şey çözülecek! Her gün, fazladan bir saat işlerimizi büyük ölçüde hafifletecek… “Ah fazladan bir saatim olsa neler yapmazdım neler!” diyor geçen gün bir arkadaşım telefonda. Merak ettim sordum: “Ne yapardın fazladan bir saatle?” Cevap güzel… “Bak azizim! Günlük bir saat, haftada yedi saat yapar. Düşün şimdi sen, yedi saate her şeyi sığdırabilirsin!” Sonra derin bir iç çekiyor: “Ama yok ki!” Bense karşımdakini küplere bindirecek kadar yüksek sesle ve uzun süre devam eden bir kahkaha koparıyorum… Anlamsız anlamsız baktığını sanıyorum telefonun ahizesine… Çünkü bir süre susuyor… Sonra, “Ne gülüyorsun?” diyor… “Hayatın gerçeği bu aslanım!” Uzun süre güldükten sonra, karşımdakini daha fazla kızdırmamak için açıklamaya başlıyorum. “Bak kardeşim! Sen kesinlikle haklısın!” diye devam eden cümleler… Ve fazladan hesabıma yazılan telefon faturası… İsterseniz size de açıklayayım… Günde bir saatle her şey çözülmese bile, pek çok şey yapılabilir. Ama bunun için bir mucize beklemeye gerek yok. “Düzen böyle kurulmuş. Dünya kendi etrafında yirmi dört saatte dönüyor.” demenin de bir anlamı yok. Doktor, doçent seviyesinde hatta profesör seviyesinde eğitim görmeye de gerek yok… İnanır mısınız, uzun uzun açıklamalara, karışık ve anlamsız cümlelere de gerek yok. Çözüm basit. Tek kelime… “Plan!” ya da “Program!”, olmadı “Düzen!”, daha da olmadı “İntizam!” Ya da şöyle mi desek acaba, “İrade!” Yani, gece sekiz, dokuz saat uyuyan bir arkadaşım yedi saat uyuyacak. İşte sana kazanılmış bir saat. Her akşam saat yirmi iki ya da yirmi üçte yatmayı alışkanlık haline getirmiş bir arkadaşım için bir saat geç yatmak problem olmasa gerek. Ama her gün. Ara vermeden. Emin olun vücut alışacaktır. İşte size kazanılmış bir saat! Televizyon seyrediyoruz. Şöyle desem bazıları için daha doğru. Televizyon başında bağlanıp kalıyoruz. Programları seçsek. Daha seviyeli olanları seyretsek. Ya da ne bileyim. Seyretmeyi planladığımız program biter bitmez televizyonu kapatsak. Bir diğerinin cazibesinin bizi çekmesine müsaade etmesek. İşte size fazladan bir saat daha… Kendimizi ve işlerimizi hayatın akışına kaptırmak yerine, kısa vadede günlük, haftalık ve aylık planlarımız olsa… Hatta ve hatta uzun vadede yıllık ve beş yıllık… Önemli ve acil olanlarla, önemsiz ve ertelenebilirleri yazsak… Yani elimiz kalem tutsa… Hafızamıza güvenmek yerine kâğıda kaleme sarılsak… Velhasıl planlı yaşasak… Rüzgârın önündeki kuru yaprak olmak yerine, hayatın karşısında dipdiri ve dimdik dursak… İnanın pek çok şeye vakit bulabileceğiz… Hatta gezmeye ve eğlenmeye dahi… … Eeee! Benim fazladan bir saatlik telefon faturamı kim ödeyecek? Muhabbetle efendim…
|
Yorum (
1
) ::
Yorum yaz! ::
Bağlantı
|
|
|
|
Hakkımda
hayatımızın gerçekleri |
|